Her Nefeste Ölüyorum...
13/5/2009 -Kategori: Siir
Bitiyor zaman.
Tüm saatler kum saatinin içinde birbiri üstüne yığılıyor.
Sahte mutluluklar giyiniyor sözcükler.
Sen-ben savaşında imtiyazsız yarınlara bugünden açıyorum gözlerimi.
Savaşacak kadar bile yakın olmayışımızı bilirim.
Bilirim, acı verişindir bu kadar sözcük dizdiren.
Ömrümü ömrünün ardında sürüyen…
Aynaları kırıldı mutluluğumun.
Söz dinlemeyen yanımı artık çok iyi tanıyorum.
Ayağım takılıyor bir acıya ve yokluğunun üstüne düşüyorum.
Hala üşüyorum…
İğne deliğinden geçiriyorum sevdayı.
Sen oluyor nakışımın adı.
Bir an sen oluyorum anlayışsız, vurdumduymaz…
Sonra bana dönüyorum.
Bak hala ağlıyorum…
Harf harf işlerken kelimelerimi, şimdiden yerleştiriyorum acılarımı parmaklarımın ucuna. Son düşen cemreyi de ayırıyorum payıma.
Kapatıyorum gözlerimi.
Hadi git yâr, geldiğin gibi.
Acıttığın yerden tüm acılarımı da topla git hadi.
Anlamadım yâr
Sen mi yâr olmadın yoksa ben mi yarenlikten uzaktım?
Hangi kıyıya vurmuştu aramızdaki eksik o taş?
Hangi şarkıda yarım kalmıştı notamız?
Hangi satır içine sığdırabilmişti de seni; sen bulunmazım olmuştun?
Ah yâr sana bağlamazsam sözcüklerimi,
hep anlamsızlık oluyor yüreğimin dili.
Sana bağlığında da gözyaşına paralel oluyor.
Yok, mu önümde senden gayri gidecek bir yol?
İçim yine aynı mısra´ları tekrarlıyor
Yamaçlarımda senli güzel düşerim var
Ama düşlerime damlayan zehir de sensin yâr
Bulamadım yâr.
Seni bu kadar ararken kendime bir mutluluğu da bulamadım.
Zaman bir bir çalıp saatleri sızlayan yanlarıma kattım.
Ben acıyı aşka yama yaptım.
Hafife almadım duyuları.
Kuytu köşelerde ölümüne besledim sevdayı.
Acıydı bildiğim aşkın ön adı.
Hiçbir şehre sığmadı yüreğim.
İstanbul sen de yüreğimi ayaklarına doladın.
Ve sen düştün ben kanadım.
Ezildim, yarama yine koskoca bir kenti bastım.
Büyük bir uykudan ibaret sım satırlarda yaşamayı.
Kelimeleri vurdum kumsallara.
Canımı ağrıttım ardında.
Ve bir taş daha attım içimin karanlık dehlizine.
Hüzün meskenine kilitli aşk hangi makamı kabul ediyordu ki sözlerine?
Hangi yaram düşlerimi sana vurduğumda acı damlatmıyordu?
Gerçeğimde olmayan yâr gönlümden git
Hadi git
Ben sarsılan bir şehrin enkazı olmaya razıyım.
Ben, yine kâbuslar saklarım yatak başlarımda.
Ve sana şiirler biriktirmekten vazgeçerim.
Sessizliğimin sesini dinlerim bir sonbahar sabahında…
Bende Kalan Cam Kırıklarımla İdare Ederim..
Hani Hep Bahsettiğim Cam Kırıkları
Sakladım Solyanıma
Taaa En Uc Köşesine
Her Nesefte Ölüyorum
Sen Olarak Senle Biterek
Kesile Kesile
Yana Yana...
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Kendine İyi Bak Derler ve Giderler
12/5/2009 -Kategori: Siir
Kendine İyi Bak Derler ve Giderler…
Kendine iyi bak bir “Veda” değil “Elveda” cümlesidir çoğu zaman.
O üç kelimeden çok daha fazlasını gizler içinde…
“Kendine İyi Bak”… Çünkü bundan sonra ben yanında olmayacağım.
Olamayacağım. İstesem de istemesem de.
Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmanı istiyorum. Olurda bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.
“Kendine İyi Bak”… Çünkü bundan sonra kendinden başkası olmayacak yanında sana bakacak. Ben olmayacağım. Kendine iyi bak ve beni düşünme.
Çünkü ben de seni düşünmeyeceğim artık.
Arama sakın beni, yazma, çünkü ben yazmayacağım.
Sil beni yüreğinden, çünkü ben sileceğim.
Fakat, yaşanılan, paylaşılan güzel şeyler hatırına sana yürekten mutluluklar diliyorum.
Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum…
Kendine iyi bak derler ve giderler.
Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla söylerler bunu.
Çünkü onları ayırmak, eti tırnaktan ayırmak gibidir.
Kolay kolay kopamaz onlar, süreç çok acı vericidir, yürek parçalayıcıdır.
Her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine “Kendine İyi Bak” gözleriyle ayrılırlar.
Ta ki umut da, sevgi de tükeninceye kadar…
Ta ki son elveda mezar sessizliğine bürününceye kadar…
Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez “Kendine İyi Bak” derler ve giderler.
Onlar eti tırnaktan ayırmak yerine ölümü yeğlerler.
Onlar bu acıyı bir kezden fazla kaldıramayacaklarını bilirler.
Kendine iyi bak derler ve giderler.
Bu sözlerin içinde ihanet yok, hiç bir zaman olamaz derler ve giderler.
En büyük ihanet değil midir aslında seni seveni, ihtiyacı olanı yüzüstü bırakıp gitmek.
Kendine iyi bak, derler ve giderler.
Seni suskunluğa mahkum edip giderler.
Seni parçalara ayırıp, en büyük parçayı yanlarına alıp giderler.
Seni senden alıp giderler.
Daha kötüsü suçlayamazsın onları tüm bunlar için.
Kendine iyi bak deyip gidenin geçerli bir nedeni vardir elbet.
Suçlatmaz kendini. Savaşmadıkları için kızarsın ama suçlayamazsın.
Savaşmışlarsa, yenildikleri için kızarsın ama suçlayamazsın.
Yenildiğin için kızarsın ama suçlayamazsın.
Ayrılığın kaçınılmazlığına inandırır seni, kendine iyi bak derler ve giderler.
Elinden umutlarını, düşlerini, sevgilerini alıp giderler.
Bir tek anıları bırakırlar geride,
Bir de hatırladıkça gözyaşlarına boğulasın diye unutulmayan nağmeler…
Arkalarına bakmadan çekip giderler eğer yalnız kalmışsan,
Çünkü insafsızlıklarını görmek istemezler.
Herşey o saniye orada bitsin, kapansın bu sayfa isterler.
“Bitti” diyemedikleri için , kendine iyi bak derler.
“Kırıldım ve affedemiyorum” diyemedikleri için kendine iyi bak derler.
“Seni istemiyorum artık, hayatımdan çıkaracağım ama bil ki hiç unutmayacağım”
Diyemedikleri için kendine iyi bak derler.
“Biliyorum çok kanayacaksın ama daha iyisini yapamıyorum” diyemedikleri için kendine iyi bak derler. Vicdanlarını rahatlatmak için kendine iyi bak derler, çünkü o kan uzun süre akacaktır ve o yara asla kapanmayacaktır, bilirler.
Kendine iyi bak bir noktadır çoğu zaman.
Kendine iyi bak deme bana, sadece kötülükler noktalansın isterim ben.
Oysa sen iyisin….
Sen gözümdeki ışık, dudağımdaki tebessüm, sen içimdeki sevinçsisin.
Sen hayatıma renk katan, sen yüreğimdeki çarpıntı, sen hayatımdaki neşesin.
Sen yolumu aydınlatan, sen dert ortağım, sen gönül yoldaşım, sen bir tanesin.
Kendine iyi bak deme bana.
Nokta koyma…
Keşke böyle yaşanmasaydı bazı şeyler, keşke affedebilsen beni, keşke ben de affedebilsem.. Keşke döndürebilsek zamanı geriye.
Keşke bugünkü aklımızla yaşasak her şeyi baştan.
Nafile…Ama yine de, gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı?
Sen eksikken, ben nasıl tam olurum?
Senden kalan boşluğu kimlerle doldururum?
Savaşsak aramıza giren şeytanla olmaz mı?
Hani büyük aşklar her türlü engeli aşardı, hani gerçek dostluklar her sınavı geçerdi,
Hani sevgi eninde sonunda kazanırdı?
Hani hayatta hiç kirlenmeyecek değerler vardı?
Hani en büyük zaferler, en kanlı savaşların ardından kazanılırdı?
Bunların hepsi yalan mı?… Sahiden…,
Gitmesen olmaz mı?
Bitmesek olmaz mı?
Peki o zaman…
Senin istediğin gibi olsun…
Öyleyse…
Sen de “Kendine İyi Bak”
“Kendine İyi Bak derler, kurşunu kafana sıkıp giderler…”
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Son'um Olansın..
11/5/2009 -Kategori: Siir


Zaman..sanki her an daha cogalir gibi..
Yas olup akiyorsun gözlerimden .. /
kac kez damladi gözyaslarim avuclarima
ben islandim o selin altinda?
yine sadece ben islandim!
Sana anlatamadigim seyler var
bendeki yerin...su durumum gibi !

Bana bu durumda yardim edebilicek sadece sen'ken
dügümlere.!
Koyveriyorum...
Sen sevdigimden öte herseyimsin...
Sadece sana tutabilmem zoruma gidiyor..
Hayatta herseyden nefret edebilirmi bi insan ?..
Hersey bukadar sacma gelebilirmi bir insan'a?..
Yoksa sonunda ikimizden birinin sonunda kaybedicegi bi savasa girerdim hayatla
ve bilirsin...sonuna kadar giderdim!
Inan bana sadece sen' olabil diye yanimda bu nefes hala bu tende...
Hayatta bi insana anlam katabilecek herseyi kaybettim/biraktim..!
Mutluyum ama isyanim cook../
Sadece sesini duyabilmek bile rahatlatiyor beni
/
tek cözümümsün...
mecbur kalmasak mesafelere.Özlemlere/hasretlere!
Beni gectim... sen hak ediyormusun bunu ? Belki sonu mutlu biticek ya bugünleri hesabi?
Benim güvensizligim sana degildi hic bir zaman...
Hayat/a !

bugünümsün!sonuna kadar gidicek olanim ...
Son[um] olucak olansın..
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Arkadaşlık Hataları
11/5/2009 -Kategori: Siir
Düşkün bir prenstin
muhtaç kalmıştın bu dünyada görünmeye
bitmeyen arzularına muhtaç kalmıştın
Sadece fakir biriydin sana göre
beni görünce öylesine kaptırmştın ki
o eski muhteşem günleri anmaya
fark edememiştin beni
Yine de küllerini getirdin bana
bu kayıp dünyanın sayıklıyan tarihine
benimle geçmek istedin...
Oysa düşkünde olsalar
prensesler iyi bilmeliydi
kimlerle tarihe geçeceklerini
vurulmuş bir insanla kurtulmayı düşlemenin
onu bir kez daha vurmak oldugunu...
Hem artık sayıklayan tarihin bile çok vakti yoktu
düşkün prenseslerin arkadaşlık hatalarını bağışlamaya...
-Cezmi ERSÖZ-
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Yukarıdan Aşağıya 7 Harf
11/5/2009 -Kategori: Siir
Çözmeye çalıştım gecelerce...
Ben çözdükçe o bağlandı,
Ben bağlandıkça...
Aşk saklandı.
Karanlık labirentlerinde dolaştım aşkın..
Bir durdum, bir yürüdüm...
Duvarlarına resimlerini astım...
Çıkmaz yollarında kayboldum aşkın,
Bir durdum, bir dolaştım.
Yabancı bi şehirde seni aradım.
Sessizliğinle kaplanmış sokaklarında uyudum
Sonbaharında mı geldim yoksa..
Sana çıkan bir yol bulamadım.
Şarkılar aşkı anlatır derler ya...
Herşeyi anlatamıyorlarmış bazen...
Mutluluk değil de, acı veren çikolatalara benziyormuş.
Yolunu kaybeden notalar, acı tatlara karışıyormuş.
Aşk, küçücük bir ışığı o zannetmek ve aniden sönmesini izlemekmiş.
Aşk, sadece soldan sağa 3 harf, gerisini bilmemekmiş.
Tamamlanamazmış hayatlar, diğer harflerle bazen.
Elinde birkaç dilsiz şarkı, birkaç karanlık yol varken,
Yukarıdan aşşağıya inmek zorunda kalırmış insan bazen 7 harf.
